Sinemada en zor şey güldürmektir derler. Bir filmi seyirciyi güldürecek vaadiyle piyasaya sürmenin yapımcı için ne zor bir macera olduğunu tahmin etmek güç değil. Aynı güçlük o vaadi taşımak durumunda olan oyuncu için de söz konusu.

Eğer Jim Carrey gibi dört başı mamur bir komedyenseniz problem yok, filmi sürükler götürürsünüz. Lakin, yetenekleri kısıtlı bir komedyenseniz, yapımcılarınızın başvuracağı ilk şey yanınıza sizin açıklarınızı kapatacak bir “ekip arkadaşı” vermektir. Evet, evet, tek başınıza komik olmaktansa, onunla birlikte komiklik yapmanız yeğlenecektir. Sinema tarihine geçmiş kimi komedi ikilileri bunun ne kadar doğru sonuç verdiğinin kanıtlarıyla dolu. Laurel ile Hardy, Walter Matthau ile Jack Lemmon, hatta Zeki Alasya ve Metin Akpınar...
Geçtiğimiz hafta sinemalarımıza gelen “Müzede Bir Gece”de bir araya gelen Ben Stiller ve Owen Wilson da bu yolda ilerliyorlar. İkilinin beraber rol aldığı film sayısı yarım düzineyi geçti bile ve yan yana gelince hakikaten komikler. “Permanent Midnight”, “Zor Baba”, “Zırtapoz”, “Tenenbaum Ailesi”, “Starsky & Hutch”, “Zor Baba 2”. Dost kalmakla yetinmeyip, dostluklarını beyazperdede kârlı bir birlikteliğe dönüştürdüler. Kabul, bu filmlerin yalnızca bir-ikisi onların komiklikleri üzerine kurulu. Ama gene de “Zırtapoz” ve “Starsky & Hutch”la rüştlerini ispat ettiler. Çağdaş Hollywood'un Hacivat ve Karagöz'ünden yola çıkarak sinema tarihine şöyle bir daldık ve yukarıda ismini okuduğunuz usta komedi “düetisyenlerini” şöyle bir hatırladık.
Sinemada en zor zanaatın komedi olduğu sıkça vurgulanır. Doğrudur, komik olmak hayli göreli, kişiden kişiye değişen bir şeydir, çoğu zaman da ince bir urgan üzerinde yürümekten farksızdır. Espri yaptığınız kalabalık bir ortamda esen soğuk rüzgarları düşünün; hiç kolay değildir anlayacağınız. Sinema da bu yüzden komedi ikililerini ortaya çıkarmıştır. Tek başlarına pek yüz güldürmeyi beceremeyen, ama bir araya geldiklerinde ortalığı kahkahadan kasıp kavuran bu “ikili” olma durumu da sinemanın sessiz döneminden beri işleyen bir kuraldır. O halde dönüp belli başlı komedi ikililerine, kimi özellikleri ve gag’larıyla bakmakta yarar var.
Laurel ile Hardy:Stan Laurel (zayıf olanı) ve Oliver Hardy (eh, o da şişman olan) belki de sinema tarihinde bunca eski olup da bu kadar ünlü olmayı başarabilen tek ikili belki de. Sinema tarihinin efsanevi komedi ikilileri deyince aklımıza ilk gelenin onlar olması kimseleri şaşırtmasın. Charlie Chaplin’in kanatları altında yetişen sıska Stan Laurel ile İskoç göçmeni bir genç olan tombik Oliver Hardy’nin tanışıklıkları 1920’lere kadar uzanıyor. Başları hiç dertten kurtulmayan ikiliden Ollie’nin “Beni bütün bu belalara sen bulaştırdın!” şeklinde Stan’e gösterdiği serzenişleri unutulacak gibi değildir. İkisi kısalı uzunlu yüzlerce filmde rol aldılar. Sessiz dönemde başlayan maceraları sinemaya ses geldikten sonra da tüm gevezeliğiyle devam etti. Çok ünlü oldular; ama hiçbir zaman komik zanaatkarlar olmaktan öteye gidemediler. Usta yönetmen Billy Wilder 1950’lerde onlarla çalışmak için bir projeye başlamak üzereydi; ama Ollie’nin sağlık problemleri nedeniyle bu plan hiç gerçekleşemedi.
Şimdi neredeler?Ne yazık ki, Oliver Hardy 1957’de beyin kanamasından, Stan Laurel ise 1965’te kalp krizinden öldü.
Jack Lemmon ile Walter Matthau:İşte mütevazı bir komedi ikilisi. Her ikisi de diledikleri vakit usta karakter oyuncularına dönüşebilseler de, fırsat buldukça sinemaseverleri güldürmekten de hiç kaçınmadılar. Gerçi özellikle Matthau öteden beri bir komedi oyuncusu olarak anılmaktan hep nefret ettiyse de şöhretini asıl olarak Lemmon’la birlikte rol aldığı The Fortune Cookie’ye (1966) borçlu olduğunu burada söylememiz gerek. İkisi birlikte aşağı yukarı 10 filmde rol aldı. 40 yılı aşan beraberlikleri boyunca sık sık birbirlerine huysuzlanarak insanları güldürdüler. Tıpkı Laurel ve Hardy gibi aralarında kesif bir zıtlık vardı, Matthau’nun karakterleri genelde daha ciddi, disiplinli, sert mizaçlıydı; buna karşılık Lemmon ise hep daha savruk, dağınık ve yumuşak başlıydı. Yalnız yine de bir ortak noktaları vardı ki, aralarındaki gag’lar da hep buradan doğardı: inatçılıkları... Evet, 60’larda The Odd Couple’la gösterdikleri performansta 1990’lara geldiğimizde bir düşme yoktu. Grumpy Old Men’le ilerleyen yaşlarına rağmen gençlere hitap eden bir mizahın kapılarını aralamayı başarmışlardı. Üstüne gelen bir adet devam filmi de bunun kanıtıydı.
Şimdi neredeler?Matthau’yu 1 Temmuz 2000’de kalp krizinden, Lemmon’u ise ertesi yıl kanserden kaybettik. Kaderleri o kadar birbirine yakın oldu ki, hayatı bunca zaman paylaştıklarına şaşmamalı!
Zeki Alasya ile Metin Akpınar:1962’de amatör tiyatroya başlayan Metin Akpınar ile Zeki Alasya’nın birlikte sinemada boy göstermeleri 1960’ların ikinci yarısına denk düşüyor. İkisi bilhassa toplumsal içerikli komedileriyle tanınıyorlardı. Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Davetsiz Misafir, Patron Duymasın, Köyden İndim Şehire, Petrol Kralları gibi filmlerde rol aldılar. Bu filmlerde çoğunlukla “büyük kente uyum sağlamaya çalışan gariban köylüler”i canlandırdılar. Türk halkının bağrına bastığı ikili yıllarca hem tiyatro hem de sinema sahnelerinin deyim yerindeyse tozunu attırdı. Meydana getirdikleri “şaşkın ikili” en az Batı’daki emsalleri kadar komikti ve fakat bir yandan da bu toprakların insanını yansıtmakta da bir hayli başarılıydı. Yolları zaman zaman Kemal Sunal, Şener Şen gibi diğer komedi oyuncularıyla kesiştiyse de, en çok beraber rol aldıkları filmlerle tanındılar.
Şimdi neredeler?80 ve 90’ların durgun sinema ortamında onlara pek yer yok gibiydi. Bu dönemde daha ziyade tiyatro ve televizyon için çalıştı ikili. 90’ların ikinci yarısında dostlukları, haliyle beraberlikleri de küçük bir vurgun yedi. Aralarına giren “kara kedi” de Güle Güle filmine kadar sürdü. Bugün ikisi de sinema kariyerlerine ayrı ayrı devam ediyor.
Ben Stiller ile Owen Wilson:Bu ay Müzede Bir Gece filminde izlediğimiz -nispeten- genç komedi ikilisi Ben Stiller ile Owen Wilson, şu ana kadar iyi bir ekip oluşturmuş gibi görünüyorlar. Zaman zaman senaryolarına da katkıda bulundukları projelerle “tam tekmil bir aptal ikili” olmayı başardılar. Kimi zaman yanlarına Vince Vaughn veya Jack Black gibi arkadaşlarını alsalar da, en çok beraberlerken kimyaları tutuyor. Şu ana kadar yan yana rol aldıkları sekiz filmleri var; aralarında Meet the Parents, Zoolander, The Royal Tenenbaums, Starsky & Hutch ve Meet the Fockers gibi çok popüler olanlar çoğu kişiye gülme krizi yaşatmış olmalı. Birbirleri için yaratılmışlar gibi! Özellikle Owen Wilson, Stiller’sız boy gösterdiği çoğu filmde açıkça sırıtıyor.
Şimdi neredeler?Şu an Müzede Bir Gece’yle ülkemiz sinemalarındalar!
Zaman Gençlik