TürkDiliveEdebiyatı.Com
Eylül 07, 2010, 08:28:17 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Neydik, ne olduk?! Cevap Sayısı : 2 cevap var
Okunma Sayısı : 356 defa 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Neydik, ne olduk?!  (Okunma Sayısı 356 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
_nil
Üye
**

Karma: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



WWW
« : Ekim 27, 2006, 08:13:26 ÖÖ »


*Dürüsttük:*
Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde
bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."



*İtibarlıydık:*
Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası'nın toplantılarında oylar eşit
çıkınca, Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun
dediği olurdu.



*Temizdik:*
Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa'ya
tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsıgil, yere tükürmedikleri için
atalarımızı şöyle eleştiriyor: "Türkler hiç bir zaman yere tükürmezler.
Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur
ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."



*Fazilet abidesiydik: *
Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan
bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyide
küçümsemezdik.



*Çevreciydik:*
Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları
sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş
sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.



*Harama el sürmezdik:*
Fransız muellif Motray, 1700'lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:
Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman
bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar,
hatta bir kaç kere Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."



*Medeni idik:*
İngiliz sefiri Sor James Porter ise, 1740'ların Türkiye'si için
şunları söylüyor: "Gerek Istanbul'da, gerekse imparatorluğun diğer
şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiç bir tereddüde imkân
bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni
insanlardır."




*Dosdoğruyduk:*
Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor:
"Haksızlık, murabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler
arasında meçhuldur. Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa
Türklerin doğruluklarına hayran kalır."


*Hırsızlık nedir bilmezdik:*
Fransız muellif Dr. Brayer,1830'ların Istanbul'unu getiriyor
önümüze: "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların
çoğunlukla umumî ahlâka itimaden

açık bırakıldığı Istanbul'da her sene azamı beş-altı hırsızlık vak'ası
görülür."

Ubicini Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payitahtta
dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye
gittikleri
ve geceleri evlerin kapısı basıt bir mandalla kapatıldığı halde, senede
dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hiristiyan olan Galata ile
Beyoğlu'nda ise hırsızlık ve cinayet vak'aları olmadan gün geçmez."



*Naziktik:*
Edmondo de Amicis isimli Italyan gezgini, yine 1880'lerin "biz" i
anlatıyor bize: "Istanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar
insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O
kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir,
bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."



*Cihana örnektik:*
Türkiye Seyahatnâmesi'yle meşhur Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü
şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı
bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir."

*Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi,
hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. Hayata karşı
saygılıydık:*
Bu konuda dilerseniz Elisee Recus'u dinleyelim, bize 1880'lerdeki
halimizi anlatsın: "Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi
kucaklamıştır. Bir çok köyde eşekler haftada iki gün izinli
sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise
bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin
bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir."



*Hayırseverdik:*
Comte de Marsigli'yi tekrar dinleyelim: "Yazın Istanbul'dan
Sofya'ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara
bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." Aynı muellif, ceddimizin
hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat
şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla
ileri
gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp,
hayvanlara ve hatta bitkilere bile tesmil ederler." Bu tespiti, İslâm ve
Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: "Türk şefkati hayvanlara bile
samildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: "Hayvanları beslemek için
vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz
köpeklere ve kedilere et dağıtırlar. Sokaktaki ağaçların kuraklıktan
kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık
müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." "Kaçık" lığın kaynağını da
veriyor adam: "Bir çokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın
alırlar. Bunu yapan bir Türk'e bir gün yaptığı işin neye yaradığını
sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: "Allah'ın rızasını tahsile
yarar."


Umit M.OTANSEV
Logged

Öğret bana Rabbim ve Sahibim.Herşeyde seni görmeyi ve ne edersem senin için etmeyi.

George Herbert
gul_su
Moderator
Bronz Üye
*****

Karma: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 145



« Yanıtla #1 : Ekim 27, 2006, 12:56:32 ÖS »

Naziktik:* Kararsız Ağlayan Bir zamanlar...Şimdi çatır çutur kalpler kırılıyor. Ağlayan
Edmondo de Amicis isimli Italyan gezgini, yine 1880'lerin "biz" i
anlatıyor bize: "Istanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar
insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O
kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir,
bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."
 Ağlayan
Logged
kırmızı_gülüm
Bronz Üye
***

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 133



« Yanıtla #2 : Ocak 14, 2007, 12:32:04 ÖS »

Ama Hala Türk Deyince Bunlar Akıllarına Geliyor Bence...
her Toplumda Yanlış Yönlere Gitmiş Kişiler Olabilir...
ne Demişler İstisnalar Kaideyi Bozmaz!!!
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Öğretmen Forum Öğretmen Tv Bilge Öğretmen Dilciler Kitap Yurdum Dinlence Türküseveriz.biz Oyundakal Seyredal Eksiksiz

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri Domain
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!