TürkDiliveEdebiyatı.Com
Aralık 02, 2008, 02:27:40 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Her şey bozuldu! Cevap Sayısı : 8 cevap var
Okunma Sayısı : 1226 defa 0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Her şey bozuldu!  (Okunma Sayısı 1226 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
intibah
Yönetici
Altın Üye
*****

Toplam Puan: 47
Online Online

Mesaj Sayısı: 1211


"Melali anlamayan nesle aşina değiliz"Ahmet Haşim


WWW
« : Kasım 19, 2006, 11:15:02 ÖS »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Yavuz BAHADIROĞLU
 
Bir dostumla yemek yiyoruz…
 
 
“Müşteri”nin “misafir” sayıldığı, misafirin hürmetle anıldığı günlerde, yemek yediğimiz yerlere “aşhâne” denirdi. Aşhânelerde, envai çeşit şerbetler eşliğinde güzel ev yemekleri sunulurdu…
Sonra ismi değişti, “lokanta” oldu; derken “kebapchy”ye dönüştü!..
Birden aklıma takılanı dostuma sordum: “Sence fazla et yediğimiz için mi böyle şiddete meylettik?”
“Ne alâka?” dedi şaşkın şaşkın.
“Etoburlar genelde vahşi oluyor ya, ondan.”
Devam etmek niyetindeydim, ama sözüm şiddetli bir çarpma sesiyle kesildi. Önümüzdeki caddede iki araba toslaşmıştı…
Az sonra ise sürücüler bir birlerini boğazlamaya çalışıyorlardı. Küfürler bizim “kebapchy”ye kadar geliyordu.
Arkadaşıma gülümseyerek baktım. O da omuz silkip kebabına daldı…
Dışarıda hâlâ kavga vardı. Zaman zaman dövüş, zaman zaman küfürleşme ve ağız dalaşı şeklinde, polisler gelene kadar devam etti.
Arkadaşım bir ara kebabından başını kaldırıp kaza yapan arabaların etrafında el-kol hareketleri eşliğinde ahkâm kesen kalabalığa baktı. Başını iki yana sallayarak:
“Her şey çok bozuldu” dedi.

“Üzüm üzüme baka baka kararır” derler ya, insanlar da galiba birbirlerine baka baka bozuluyor!..
Eskiden hafif argoya kaçana, “Başka İstanbul yok, gelmişken konuşmasını öğren” derlerdi…
Şimdi ise düzgün konuşana “züppe”, nazik ve centilmen olmaya çalışana “sünepe”, herkesin hakkına-hukukuna saygı duyana “pısırık”, kendi hakkına rıza gösterene ise “korkak” diyorlar.
İstanbul, İstanbul olmaktan çıkalı çok oldu, maalesef. İstanbul’da ne İstanbul kaldı, ne İstanbullu!.. O kadar ki, İstanbul’da güzelim “İstanbul Türkçesi”ni mumla arıyoruz!
“İlkeli yayıncılık” sorumluluğu içinde, topluma aynı zamanda Türkçe öğretmesi gereken ekranlar “gidiyom-geliyom”dan geçilmiyor…
Hadi dizi filmlerde yerel ağız kullanılması, diyelim ki, renkliliktir; peki koskoca “haberci”lerin Türkçe hatalarıyla malul “bülten”ler okumaları nedir?..
Hoş zaten “baş haberci”ler de çoktan beri, “enkırmen” olmuş, Türkçeyi enkırıp geçiriyorlar.
Hâlâ anlamış değilim: Biz kendi dilimizden nefret mi ediyoruz?..
Nefret etmiyorsak neden Amerikan ağzıyla Türkçe geveliyor, iki kelime arasına İngilizce sıkıştırıyoruz?..
Neden muvazî varken “paralel”, bestekâr varken “kompozitör”, edebiyat varken “literatür”, yahut “yazın”, hakikat varken “realite”, usul varken “metod”, perhiz varken “diyet”, teşkilat varken “organizasyon”, müsamaha varken “tolerans”, itibar varken “prestij”, menkıbe varken “anekdot”, aksülâmel varken “reaksiyon”, vahim varken “kritik”, nazariye varken “teori”, üslup varken “stil”, sanayi varken “endüstri”, idman varken “egzersiz”, resmi kabul varken “resepsiyon”, kâtip varken “sekreter”, tahlil varken “analiz”, nâşir varken “editör”, elektronik mektup varken “mail” diyoruz?
Binyılın adı “milenyum”, yılbaşınınki “bienal” oldu olalı, mertlik iyiden iyiye bozuldu, Türkçemiz Allah’a emanet bir hâle geldi…
Bir yandan çıtakça benzeri Türkçe konuşanlar, öte yanda “gâvurca”dan ne kadar çok kelime kullanırsa o kadar “aydın” olacağını zannedenler…
Bilgisizlikle sorumsuzluğun, duygusuzlukla duyarsızlığın, düşüncesizlikle nemelâzımcılığın arasında dilimiz de, nezaketimiz de, hoşgörümüz de aşındı…
Ne öğretmene saygımız var, ne anne-babaya, ne de hocaya…
Büyüklerimizle dalga geçiyor, küçükleri eziyor, internette “sörf” yapmayı bilgilenme zannediyoruz…
Ağız dalaşına girmeyi de, çoktan beri “tartışma” ilân etmişiz…
Geçenlerde üst düzey (böyle demek moda şimdi) bir trafik görevlisiyle konuşuyorum. Dedi ki:
“Bu millet düzelmedikçe bu trafik düzelmez.”
Baktım, çok haklı: Kendi şeridinde düzgün gitmeyi “acemilik”, trafik kurallarına uymayı “enayilik”, başkasının hakkına saygı göstermeyi “korkaklık”, trafik içinde yarışmayı “ustalık”, başkasının hakkını yemeyi “uyanıklık”, doğru düzgün konuşmayı “ukalâlık” addeden bir toplum, düzgün trafiği hakketmediği gibi, düzgün sağlık ve düzgün eğitim hizmetini de hakketmez…
Bozduğu kuralların içinde patinaj yapar durur.
Medeniyet “uygar”laştırıldığından bu yana, “aygır” sayısı çok arttı!
Hepimiz “vatan kurtarmak”la öylesine meşgulüz ki, kendimizi kurtarmaya vakit bulamıyoruz!
Kendimize emek harcamıyoruz, gelişmeye çalışmıyoruz; okumuyor, yazmıyor, dinlemiyoruz… Ortaya ne çıkıyor o zaman? Agresif, saldırgan, anlayışsız, hoşgörüsüz, ilkel, kavgacı, az gelişmiş, korkak tipler çıkıyor…
Bilmeyen korkar… Ya da, korkmamak için korkutmaya çalışır. Bu eğilim de, şiddete çıkar…
Oysa şiddet hiçbir sorunun çözümü değildir.
 
Vakit
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.ogretmen.tv
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.bilgeogretmen.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.ogretmenforum.net
-
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.kitapyurdum.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.dilciler.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.mehmedakifersoy.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.turkuseveriz.biz

**************************
her şey bir rüzgara bakıyor ağabey,
bakma esrar çekip mayıştıklarına,
bir gün var ya bu mağripli çocuklar,
sitare
Gümüş Üye
****

Toplam Puan: 21
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 294



« Yanıtla #1 : Ocak 07, 2007, 12:31:32 ÖÖ »

İntibah, Sanırım Sayende Pek Çok Mevzuda "uyanacağız!"
Logged
kırmızı_gülüm
Bronz Üye
***

Toplam Puan: 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 133



« Yanıtla #2 : Ocak 14, 2007, 05:32:48 ÖS »

Evet Bu Sayede Uyanağacız!!!!....
Logged
sinameke
Üye
**

Toplam Puan: 1
Online Online

Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #3 : Şubat 18, 2007, 09:37:06 ÖS »

gercekten cok güzeL ßir yazı ve payLasım...
teŞekkürLer ...
Logged
komekci
Yeni Üye
*

Toplam Puan: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #4 : Şubat 19, 2007, 11:45:48 ÖS »

 Kahkaha sayın öğretmenim herşey iyi güzel de neden türkçe dışındaki kelimeler kullanılıyor. ingilizceye karşı olmak kötü, farsça kullanmak iyi! sade türkçe kullanmak neden kimsenin aklına gelmiyor.
Logged
komekci
Yeni Üye
*

Toplam Puan: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #5 : Şubat 20, 2007, 10:04:48 ÖS »

     Türk Dil Kurumu ne yapar acaba?Hep düşünüyorum.Yıllardır ortaya koydukları somut bir şey yok.Normal vatandaş,dil konusunda onlardan duyarlı davranıyor.Mektup mu yazsak acaba !
Logged
esirtgen
Üye
**

Toplam Puan: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 29



WWW
« Yanıtla #6 : Nisan 06, 2008, 09:14:28 ÖS »

Acınacak duruma düşürülmüş Türkçemi savunmak da Arapça ve Farsça düşkünü Yavuz Bahadıroğlu'na kalmış ya eh artık ne olsa yeridir. Anlatım bozukluklarının çokluğuna da "Dinime küfreden bari müslüman olmasa!" dedirten bu yazının ana düşüncesine katılmamak elde değil yine de.
sevgi ve saygıyla.
 
« Son Düzenleme: Eylül 03, 2008, 04:49:49 ÖS Gönderen: esirtgen » Logged
intibah
Yönetici
Altın Üye
*****

Toplam Puan: 47
Online Online

Mesaj Sayısı: 1211


"Melali anlamayan nesle aşina değiliz"Ahmet Haşim


WWW
« Yanıtla #7 : Nisan 10, 2008, 01:06:44 ÖÖ »

Arapça kullanmayalım, Farsça kullanmayalım fakaat  sade Türkçe konuşalım derken hiçbir şey diyemiyeceğimizi de unutmayalım. "hiç" Farsça "şey" Arapça bir kelimedir. Ne kaldı geriye: Elde var bir Gülümseme
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.ogretmen.tv
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.bilgeogretmen.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.ogretmenforum.net
-
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.kitapyurdum.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.dilciler.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.mehmedakifersoy.com
- Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.turkuseveriz.biz

**************************
her şey bir rüzgara bakıyor ağabey,
bakma esrar çekip mayıştıklarına,
bir gün var ya bu mağripli çocuklar,
esirtgen
Üye
**

Toplam Puan: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 29



WWW
« Yanıtla #8 : Eylül 03, 2008, 04:58:10 ÖS »

Arapça kullanmayalım, Farsça kullanmayalım fakaat  sade Türkçe konuşalım derken hiçbir şey diyemiyeceğimizi de unutmayalım. "hiç" Farsça "şey" Arapça bir kelimedir. Ne kaldı geriye: Elde var bir Gülümseme

Aman efendim Arapça ve Farsça kullanmamak veya dilimiz sadece Türkçeden oluşsun demek ya da böyle düşünmek mi kaldı? Rica ederim benim rahatsızlığım Türkçeden utanıp da Arapça ve Farsça kelimeleri kullanmayı "meziyet" sayanlarla İngilizce gibi Batı dillerinden birini kullanmayı "prestij" sayanların aynı güruhtan sayılmamasıdır.
Bence ha etrafında döndükleri batmış Batı uygarlığını medeniyet sanan yeni türedi "entel"ler ha eskinin şaşalı ama medeni günlerini ballandıra ballandıra anlatıp özlerken tevatürden öteye geçemeyen batmış, bağımlı, geri, Batı sömürgesi "Şark" hayranı "münevverler"... Bence farkları yok. Al birini vur ötekine.

Türkçem, ses bayrağım Türk olmaktan utanmayanların elinde ve dilinde yükselecektir; birtakım "batısever"lerin ya da "şarkperest"lerin  değil.

sevgi ve saygılarımla...


NOT: "Eskiden hafif argoya kaçana, 'Başka İstanbul yok, gelmişken konuşmasını öğren' derlerdi…" ifadesinde bir "meşhur" yazarın gereksiz iyelik eki kullanmaktan kaynaklanan -bu sadece bir örnektir- anlatım bozukluğuna düşe düşe dilin doğru kullanılmamasından şikayet etmesi biraz tuhafıma gitti doğrusu. Söylenenler doğrudur; savunan doğru değildir. "edip" mi  muharrir" mi olmak daha iyidir girdabından çıkamamış tevatürleri tarih diye yutturduğunu sananlar için cümlenin doğrusu: 'Başka İstanbul yok, gelmişken konuşmayı öğren.' olmalıydı.
« Son Düzenleme: Eylül 03, 2008, 05:03:57 ÖS Gönderen: esirtgen » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyatımız Öğretmen Forum Öğretmen Tv Bilge Öğretmen Dilciler Mehmet Akif Ersoy Kitap Yurdum Dinlence Türküseveriz.biz Oyundakal Seyredal Resim Galerisi Eksiksiz Estetik

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri oyun komedi sohbet
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!