TürkDiliveEdebiyatı.Com
Kasım 21, 2008, 09:20:12 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : DİVAN EDEBİYATI ( KLASİK EDEBİYAT) Cevap Sayısı : 0 cevap var
Okunma Sayısı : 484 defa 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: DİVAN EDEBİYATI ( KLASİK EDEBİYAT)  (Okunma Sayısı 484 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ildeniz_00
Üye
**

Toplam Puan: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 22


« : Nisan 04, 2008, 08:49:17 ÖS »

DİVAN EDEBİYATI ( KLASİK  EDEBİYAT)
      İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler yaşamın her alanında Araplardan, Farslardan etkilenmişlerdir. Bu etkileşimin en belirgin olduğu alanların başında edebiyat göze çarpmaktadır.
13. yy dan dan itibaren şair ve yazarlar Fars- Arap etkisine girmeye başlamıştır.
Şairler şiirlerini “DİVAN” adını verdikleri bir kitapta topladıkları için bu edebiyatına “Divan Edebiyatı” denilmiştir.Ayrıca “klasik-eski –zümre edebiyatı” da denilir
•   Bu edebiyatın özünde dinde tasavvuf vardır.
•   Dil çoğunlukla halkın anlayacağı tarzda değildir.
•   Arap ve Fars edebiyatı örnek alınmıştır.
•   Saraydan destek gördüğü için “saray edebiyatı” da denilmiştir
•   Ölçü olarak “aruz ölçüsü” kullanılmış.
•   Çoğunlukla aşk, şarap, kadın övgü, din, ahlak, tasavvuf konuları işlenmiştir
•   Kafiye hem göz hem de kulak için anlayışı hakimdir.
•   Zengin ve tam kafiye sıklıkla kullanılmıştır.
                     
                       Divan edebiyatı nazım şekilleri

Dörtlük halindekiler           Bent Halinde               Beyit halindekiler
Rubai                          Terci-i bent                       Kıt’a
Şarkı                          Terkib-i bent                     Müstezat     
Tuyuğ                                                                   Şehrengiz
Murabba                                                        Gazel,kaside
                                                                             Mesnevi                                                 

DİVAN EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ
Nazım Birimi Beyit Olanlar
Gazel
Güzellik, aşk, kadın, şarap gibi konuları işleyen nazım türüdür.
Araplarda Farslara onlardan da Türklere geçmiştir.
Gazelin ilk beytine “matla”son beytine “makta” denir.
Makta  beytinde şairin mahlası(takma adı) kullanılır.
En güzel beytine “beyt’ül gazel ya da şah beyit” denir.
Gazelin bütün beyitlerinde aynı konu işleniyorsa buna  yek-ahenk gazel denir.
Bütün beyitler aynı söyleyiş güzelliğine sahip ise buna  yek-âvâz gazel denir.
Kafiye şeması: “aa,ba, ca da...” şeklindedir.
En az beş en fazla on beş beyitten oluşur.
Konu birliği yoktur. Her beyit başka bir konudan bahsedebilir.
Dize sonlarındaki  uyaklardan başka dize ortalarında da uyak bulunan gazellere musammat gazel denir.
Türk edebiyatında Fuzûli,Bâki, Nedim en tanınmış gazel şairleridir.
Kaside
Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirlere denir.
En az 33 en fazla 99 beyitten oluşur.
Kafiye düzeni gazelle aynıdır.
İlk beytine matla, son beytine makta, şairin adının bulunduğu beyte taç beyit adı verilir.
Kaside: nesip-girizgâh-methiye-tegazzül-fahriye-dua bölümlerinden oluşur.
Nesib: Kasidenin giriş bölümüdür.
Girizgah: Konuya giriş niteliğinde olan bölümdür.
Methiye: Övülecek olan kişinin yüceliklerinin sıralandığı bölümdür.
Fahriye: Şairin kendini övdüğü kısımdır.
Tegazzül: Şair bu bölümde  bir gazele yer verir.
Dua: Övülen kişinin başarısı için Allah’a dua edilir.
Konularına Göre Kasideler
Tevhid:Allah’ın birliğini anlatan kasidelere denir.
Münacat:Allah’a dua etmek ve yalvarmak için yazılanlara denir.
Methiye:Herhangi bir şahsı övmek için yazılanlar denir.
Naat:Peygamberleri övmek için yazılanlara denir.
Hicviye:Birini eleştirmek için yazılanlara denir.
Mersiye:Ölen birinin arkasından yazılanlara denir.
      Edebiyatımızda kaside türünün en güzel örneklerini Nef’i vermiştir. Onun Siham-ı Kaza  adlı kasidesi bu türün en meşhur örneğidir.
Mesnevi
Beyit sayısı sınırsızdır.
Konu sınırlaması yoktur. Genellikle savaş, aşk,tarihi olaylar,dinî olaylar gibi konular işlenir.
Mesneviler o dönemde roman ve hikaye türünün yerini tutuyordu.
Her beyit kendi arasında kafiyelidir.
Uyak düzeni aa, bb,cc,dd,ee,… şeklinde devam eder.
Bir şehrin güzelliğini anlata mesnevilere şehrengiz denir.
Türk edebiyatındaki ünlü mesneviler şunlardır:
Fuzuli- Leyla ile Mecnun
Şeyh Galip- Hüsm ü Aşk
Şeyhi-Harname
Ahmedi-İskendername
Nabi- Hayrabat
Süleyman Çelebi-Mevlid
Mevlana- Mesnevi
 
Nazım Birimi Dörtlük Olanlar

Rubai
Kafiyelenişi aaxa şeklindedir.
Aruzun belli kalıplarıyla yazılır.
Hayatın anlamı ve hayat felsefesi,dünyanın nimetlerinden yararlanma  ve ölüm gibi konular işlenmiştir.
İran edebiyatına ait olan bu türün en büyük şairi Ömer Hayyam’dır.
Türkçe rubailerin en güzel örneklerini Yahya Kemal vermiştir.
                                                                   
Tuyuğ
Divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.
Felsefi konular işlenmektedir.
Kadı Burhanettin’in tuyuğları meşhurdur.
Uyak düzeni rubai gibidir. Fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılır.
Şarkı
Besteyle okunmak için yazılan ve dörtlüklerden oluşan nazım biçimidir.
Dörtlük sayısı 3ile 5 arasında değişir.
Birinci dörtlükte 2. ve 4. dizeler diğer dörtlüklerde 4.  dizeler aynen tekrarlanır. Buna nakarat denir.
Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı bir türdür.
Aşk ,sevgi,günlük hayat gibi konular işlanir.
Halk deyişlerine ve söyleyişlerine yer verilir.
Şarkı türünün ilk kullanıcısı ve en önemli temsilcisi Nedim’dir.
Yahya kemal de bu türü ustalıkla kullanmıştır.
Diğer Türler
Terkib-i Bent

Bentlerle kurulmuş olan bir nazım şaklidir.
Her bent 7 il 10 beyitten oluşut.
Bent sayısı 5 ile 15 arasındadır.
Bentleri birbirine  bağlayan beyitlere vasıta beyti denir.
Şairin toplumsal ve felsefi konulardaki düşünceleri konu olarak işlenir.
Terkib-i Bent türünün en önemli ismi Bağdatlı Ruhi’dir.
Türk edebiyatında bu türün en önemli ismi Ziya Paşa’dır.
Terci-i Bent
Terkib-i bente benzer.
Yalnız burada bentler arasındaki vasıta beyti aynen tekrarlanır.
Konu da  daha çok Allah’ın kudreti,kainatın sırları ve kainatın zıtlıkları gibi konulara yer verilir.
Bu türün de  Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi Ziya Paşa’dır.

ŞİİRDE TEMA

Ziller Çalacak

Ziller çalacak… Sizler derslerinize gireceksiniz bir bir.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için 
 
Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
Tâ içimden birisi gidecek uça, ese…
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim

Zil çalacak… Siz geminize treninize gireceksiniz bir bir.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için
Duyacağım iskelelerden istasyonlardan bütün,
Tâ içimden birisi koşacak ardınızdan…
Ama ben,ben artık gelemeyeceğim

Sonra bir gün bir çalacak yine,
Hiç kimseler, kimsecikler duymayacak…
Ne sınıflar,ne iskeleler,ne istasyonlar, ne siz…
Tâ içimden birisi kalacak oralarda…
Ben gideceğim.
                Zeki Ömer Defne

Konu:Şiir üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmenin öğrencilerinden ayrılışı, ikinci bölümde öğretmenin öğrencileri tarafından unutulma korkusu son bölümde ise yaşlılık ve ölüm korkusu konu olarak ele alınmıştır.

Tema: Öğretmenlik mesleğinden ayrılmanın verdiği acı ve özlem veya meslek sevgisi tema olabilir.

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyatımız Öğretmen Forum Öğretmen Tv Bilge Öğretmen Dilciler Mehmet Akif Ersoy Kitap Yurdum Dinlence Türküseveriz.biz Oyundakal Seyredal Resim Galerisi Eksiksiz Estetik

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri oyun komedi sohbet
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!