ildeniz_00
Üye

Karma: 0
Offline
Mesaj Sayısı: 22
|
 |
« : Nisan 04, 2008, 08:47:35 ÖS » |
|
2. ÜNİTE ÇOŞKU VE HEYECAN DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)
Metin ve Zihniyet
Zihniyet, bir dönemdeki sosoyal,siyasî,idarî,adlî,dinî,ticarî hayatın birlikte oluşturduğu ortamdır.Yani devrin kabul edilmiş sanat zevki ve hakim anlayışıdır. Bir eser hangi dönemde verilmişse, o dönemden izler taşır.Şairlerin şiirlerinde de yaşadıkları dönemden izler taşır.Şairlerin şiirlerinde de yaşadıkları dönemin sosyal ve siyasal olaylarını, kültürünü,ilişkilerini,inançlarını,sanat zevkini görebiliriz.Dolayısıyla bir şiiri incelerken, o şiirin yazıldığı dönemin ve şairin özelliklerini göz önüne almalıyız.
TÜRK EDEBİYATININ DEVİRLERİ
İslamiyet Öncesi İslamî Devir Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı
ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTM) Ahenk:Ahenk kelimesi uyum anlamına gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır. Şiirde ahenk;ustaca kullanılan ses akışı,söyleyiş,ritm,ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü,uyak,vurgu,tonlama gibi değişik unsurlar kullanılır. Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı,daha kuvvetli söylenmesidir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur. Vurgulama ve tonlama şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır. Ör: Gök sarı toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı Arkada zincirlenen Toros Dağları Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir.Böylece acıma,üzüntü,özlem,hayranlık,sevgi gibi duygular belirginlik kazanır. Ör: Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan, Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
Ölçü:Ahengi sağlamak şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü olmak üzere iki çeşit ölçü kullanılmıştır. Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayısının eşit olması esasına dayanır.
Yaş o-tuz beş yo-lun ya-rı-sı e-der Dan-te gi-bi or-ta-sın-da-yız öm-rün Yal-var-mak ya-kar-mak na-fi-le bu-gün De-li-kan-lı ça-ğı-mız-da-ki cev-her
Aruz Ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler ‘’açık’’, sonu ünsüzle biten heceler de ‘’kapalı’’ hece olarak adlandırılır. Ayrıca uzun ünlülü heceler ile dize sonundaki heceler daima kapalı kabul edilir.
Uyak (Kafiye) ve Redif Uyak: genellikle dize sonlarında bulunan ve görevleri farklı olan ses veya ek benzerlikleridir. Redif: Mısra sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarıdır.
Her yalana kanmışım kafiye:’’an’’ Her söze inanmışım redif: ‘’mışım’’ Ben artık sevgiden de Bıkmışım, usanmışım Uyak Çeşitleri a)Yarım Uyak:Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir. Ecel büke belimizi Söyletmeye dilimizi Hasta iken halimizi Soranlara selam olsun
Ördek çalkalanıt göllerde İsimim söylenir dillerde Kalmışım gurbet illerde Dağlar başı duman şimdi b)Tam Uyak:Biri ünlü biri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliğiyle oluşan uyağa tam uyak denir. Ben gideyim yol gitsin,ben gideyim yol gitsin; İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler Tak,tak ayak sesimi aç köpekler işitsin Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler
Bir gece yarısı ay suya düşer Çöllerde bir ceylan pusuya düşer Çimenler üstünde üç beş damla kan Gözünü nefretle kapatır ceylan Çırpınır ağzında bir demet keklik Kör avcı her şeye çekilmez tetik c)Zengin Uyak: En az üç sesin benzerliğiyle oluşan uyağa zengin uyak denir. Bir alem ki, gökler boru içinde Akıl almazların zoru içinde Üst üste sorular soru içinde
Bir idamlık Ali vardı,asıldı Kaydını düştüler,mühür basıldı Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.
Cinaslı Uyak:Aynı seslerden oluşan ;fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan uyağa cinaslı uyak denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin aynı anlamla tekrar etmesine redif denir.
Ör: ‘’Kalem böyle çalınmıştır yazıma Yazım kışa uymaz kışım yazıma’’
Bu beyitteki ‘’yazıma’’ sözcüklerinin yazımı aynıdır; ancak birinci dizede kaderime anlamında ikinci dizede ise yaz mevsimi anlamında kullanıldığından cinaslı uyaktır.
NOT:Yazımları ve anlamları aynı olan iki sözcük redif;yazımları aynı ancak anlamları farklı olan iki sözcük cinaslı kafiye oluşturur. Uyak Düzeni(Şeması) ve Çeşitleri
Şiirler uyaklanış bakımından üçe ayrılır.
Düz uyak:Uyaklı kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz uyak denir. Hiç anılmaz olmuş atalar adı Redif:’’-ı’’ Beşikte bırakmış ana evladı Kafiye:’’-ad’’ tam kafiye Kırılmış yetimin kolu kanadı Uyak düzeni: aaab Zulüm pençesinden aman kalmamış Çapraz uyak:Uyaklı kelimeler abab şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir. Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında Redif.’’-yorum/-sında’’ Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum Kafiye:’’-rü(tam k.)/-ta(tam k.)’’ Yolumun karanlığa saplanan noktasında Uyak düzeni:abab Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum Necip Fazıl Kısakürek Sarma uyak: Uyaklı kelimeler abba şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir. En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü Redif:’’-ı’’ Titrek elleriyle gererken yayı Kafiye:’’-ay’’ Her yandan bir merak sardı alayı Uyak düzeni: abba Ok uçtu,hedefin kalbine düştü ALIŞTIRMALAR Gâh eserim yeller gibi Redif:’’-ler gibi’’ Gâh tozarım yollar gibi Kafiye:’’-l’’ yarım kafiye Gâh akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi. Yunus Emre
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım, Redif:’’-ım’’ Ey sevdiğim,ben ümitsiz değilim gene Kafiye:’’-ne’’ (tam kafiye) Ak düşünce saçların kumral rengine Kollarında son aşığın ben olacağım. ÇOBAN ÇEŞMESİ
Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi, Ey suyun sesinden anlayan bağlar, Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.
"Gönlünü şirinin aşkı sarınca Yol almış hayatın ufuklarınca, O hızla dağları Ferhat yarınca Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."
O zaman başından aşkındı derdi, Mermeri oyardı, taşı delerdi. Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi. Değdi kaç dudaya çoban çeşmesi.
Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu, Kerem’in sazına cevap veren bu, Kuruyan gözlere yaş gönderen bu... Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.
Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda, Ateşten kızaran bir gül ararda, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,
Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar, Tarihe karıştı eski sevdalar. Beyhude seslenir, beyhude çağlar, Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi... Faruk Nafız Çamlıbel 1.,3.,4., dörtlüklerin kafiye ve redifleri bulunup uyak düzenleri yazılacak,nazım birimi belirtilecek. Ödev: İstiklâl Marşı’mızı aheng ve ritm özellikleri bakımından inceleyiniz. Aliterasyon: Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünsüzün tekrarlanmasından oluşan ahenge aliterasyon denir.
İSTANBUL’U DİNLİYORUM İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç dinmeyen çıngırakları, İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı Kuşlar geçiyor, derken Yükseklerden sürü sürü, çığlık çığlık Ağlar çekiliyor dalyanlarda, Bir kadının suya değiyor ayakları, İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı ….. Orhan Veli Kanık ‘’İstabul’u Dinliyorum’’ adlı şiirde ‘’-r’’ ve ‘’-l’’ sesleri kullanılarak aliterasyon yapılmıştır.
ÖDEV: Orhan Veli’nin ‘’Anlatamıyorum’’ adlı şiirinde aliterasyon sağlayan sessizler belirlenecek. ‘’m’’ sesi ile aliterasyon yapılmıştır. Asonans: Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünlünün tekrarlanmasıyla oluşan ahenge asonans denir. GURBET Gurbet o kadar acı Ki ne varsa içimde, Hepsi bana yabancı, Hepsi başka biçimde!
Eriyorum git gide, Evlada her ümide , Gurbet benliğimi de Bitirmiş bir içimde.
Ne arzum, ne emelim, Yaralanmış bir elim, Ben gurbette değilim, Gurbet benim içimde! Kemalettin Kamu
Gurbet şiirinde ‘’a’’ ve ‘’e’’ sesleriyle asonans yapılmıştır.
|