Çevirmenin Ç.N.'si Çalışıyor

(1/1)

sergüzest:
Çevirmenin Ç.N.'si Çalışıyor 

Türkiye'de bir çeviri dergisi neden çıkmıyor, diye sızlanırken baharda ismiyle müsemma bir dergi çıkıp geldi: 'Ç.N.' Göze, kulağa hiç de yabancı gelmeyen bir kısaltmaydı bu. Çeviri kitapların sayfa diplerinden aşina olduğumuz kısaltma... Uzun hali 'çevirmenin notu'; ama isteyen onu 'ÇeNe' diye de okuyabiliyor.
 
'İkinci sayısı bile çıkmayabilir' söylentilerine nispet; üç aylık çeviri edebiyatı dergisi Çevirenin Notu (Ç.N.) üçüncü sayısına ulaştı bile. Genellikle küçük harflerle, iç sayfalarda görmeye alıştığımız çilekeş çevirmeni başlığa taşıyarak ona, bir parça da olsa hak ettiği yeri, saygınlığı verebilmek için seçilen adıyla edebiyat dünyamızdaki büyük bir boşluğu doldurmaya namzet Ç.N.

Yayın editörü Tozan Alkan, Ç.N.'nin ilk sayısında "Çeviri edebiyatı dergisi, eksikliği 'fena halde' hissedilen bir şey değil... diye düşünüyorsanız "fena halde" yanılıyorsunuz." diyordu. Haksız da sayılmazdı. Çünkü Metis Çeviri'nin son sayısının 1992 yılında çıktığı düşünüldüğünde yaklaşık on beş yıldır bir çeviri edebiyatı dergisi yoktu Türkiye'de. Ç.N.'nin geniş kapsamı bu uzun boşluğu doldurmanın çabasında. Derginin sayfaları arasında dünya edebiyatından çeviri şiirler, öyküler, yazılar, söyleşiler, edebi nitelik taşıyan mektuplar, çevirinin önemine değinen deneme yazıları yer alıyor. Bunun yanı sıra, Cumhuriyet döneminden itibaren çağdaş Türk şairlerinin dünya dillerine tanıtımına yer veriliyor. Ayrıca zaman zaman yapılacak dosyalarla, çeviriyle ilgili temel, güncel sorunları dile getirmek de hedefleniyor. Danışma kurulunda Berrin Aksoy, Erdoğan Alkan, Alova, Ataol Behramoğlu, Egemen Berköz, Alev Bulut, Ahmet Cemal, Cevat Çapan, Yusuf Eradam, Talât S. Halman, gibi isimlerin yer aldığı dergide; Onur Behramoğlu, Şeref Bilsel, Gökçenur Ç., Dilek Değerli, Sabri Gürses, Gonca Özmen, Nur Peri de Ç.N.'nin yazı kurulunda yer alıyor.

Üçüncü sayısına ulaşan derginin yayın editörü Tozan Alkan'la konuşmaya başlayınca konu çevirmenin sorunlarına kadar genişledi. Öncelikle, çeviri edebiyatını Türk diliyle, Türk dilini de çeviri edebiyatıyla buluşturmak gibi zor bir görevi üstlenen Ç.N.'nin her sayısının bağımsız bir kitap olarak düşünülebileceğini söylüyor Alkan. "Ç.N. okunup atılmak üzere hazırlanmıyor. Kitaplıklara girecek şekilde hazırlanıyor ve giriyor da." Çeviri konusunda Türkiye'nin yetkin isimlerini künyesinde bulunduran dergi, birçok genç çevirmene de kucak açmış. Çünkü amaç, çeviri üzerinde hep birlikte kafa yormak. Derginin sayfaları öğretim üyelerine de açık. "Çünkü" diyor, Tozan Alkan, "Biz çeviriyle çeviribilimi, uygulamayla kuramı kucaklaştırmayı düşündük. 1970'lerden beri dilbilimden ayrılıp bağımsız bir bilim olarak varlığını kabul ettiren çeviribilimin, üniversitelerdeki çeviribilim bölümlerinin, mütercim-tercümanlık bölümlerinin yaptığımız işi hem nicelik hem nitelik olarak geliştireceğini, zenginleştireceğini biliyoruz."

Ç.N. uzun vadede, çeviri konusunda bir okul olmayı da hedefliyor. Alkan, dergiden çıkacak tek bir genç çevirmeni bile çok önemsediğini söylüyor. Dergilerin alanlarına yeni isimler kazandıramazlarsa kendi isimlerini de tüketeceklerini hatırlatırken, eskilerden bir örnek veriyor: "1940 yılında çıkan Türkiye'nin ilk çeviri dergisi "Tercüme" de tam anlamıyla bir okuldu, 'ekol'dü. Türk edebiyatına en güzel eserleri kazandıranlar hep o okuldan çıktı. Sabahattin Eyüboğlu'lar, Nurullah Ataç'lar, Azra Erhat'lar, Vedat Günyol'lar, Orhan Burian'lar, A. Kadir'ler, hem kendileri bu okulda yetiştiler hem de kendileri gibi değerli çevirmenler yetiştirdiler."

İkinci ve üçüncü sayısı geçtiğimiz hafta birlikte çıkan Ç.N.'nin dördüncü sayısı ağustosta yayınlanacak. Dergi, ekim ayında ise okuyucusunu çok özel bir dosya ile selamlayacak. Alkan, bu özel sayıyı "Doğu'da komşumuzdan ötesini, diyelim ki İran'dan ötesini çok fazla bilmiyoruz edebiyat anlamında. Yine alanında yetkin isimlerin konuk editörlüğünde, geniş bir Doğu dilleri yelpazesini kuşatan bir sayı hazırlıyoruz. Bu sayımızda ayrıca genç Türk şairlerinin şiirlerini Doğu dillerine çevirtiyoruz." sözleriyle tanıtıyor. (0 216 339 58 14)

Edebiyat Dergilerinde Çeviriye Yer Yok

"Bizde edebiyat dergileri çeviri edebiyata hiç yer vermezler. Yeni Ufuklar ve Yeni Dergi hariç. Onlar da zaten neredeyse çeviri dergisi olarak anılır... Mesela dünyada çeviri dergiciliği diye bir dergicilik türü yoktur aslında. Çünkü bütün edebiyat dergilerinde çeviri ürünlere fazlasıyla rastlarsınız. Ç.N.'den sonra bu anlamda bir açılma oldu. Bizle birlikte çıkan yeni edebiyat dergileri çeviriye önem verir oldular."

Çevirmen takdir edilmiyor

"Sosyal güvenceyi bırakın, çevirmenin, emeğinin karşılığını alabilme güvencesi bile yok. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi çeviri ve çevirmen hiçbir zaman takdir de edilmez. Çünkü çeviri eleştirisi yazıları yoktur. Densiz biri çıkıp bir iki sözle karalar geçer. Çevirmenler örgütlendi, çeviri dernekleri, kitap çevirmenleri derneği ve benzeri dernekler kuruldu. Bunlar, bu alandaki iyi niyetli çalışmalar. Umarım bu örgütlü mücadele, Türkiye'de çevirmenin yerini belirlemede etkili olur."
Zaman

Navigasyon

[0] Mesajlar