Gönderen Konu: Serdar Yıldırım Şiirleri  (Okunma sayısı 2691 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Serdar26

  • Üye
  • **
  • İleti: 15
  • Karma: 0
Serdar Yıldırım Şiirleri
« : Ekim 02, 2010, 10:47:33 ÖÖ »

             SARIKIZ  EMİNE

Köy köy dolaşır saz çalar söylerdi
Onun adına Sarı Kız derlerdi

Ahmet adında yaşlı bir babası
Vardı iki atı, bir arabası

Gençti, güzel, mavi gözleri çapkın
Yaş yirmi dört olmalı derdi barkın

Saz çalarken can verir ömürlere
Şurup gibi akardı gönüllere

Dinleyenler mest olur ah çekerler
Biçareler, mecnunlar of çekerler

Sıra oynak türkülere gelince
Tellere daha bir kıvrak vurunca

Neşelenen, keyiflenen çok olur
Gam dağılır, keder gider yok olur.
         *             *            *
Günlerden bir gün yolu ora düştü
Aşkı tatmamış gönlü zora düştü

Ani çarpıldı sevdi ferman olmaz
Tozlu yollar derdine derman olmaz

Sık sık gelir oldu Alpat Köyü’ne
Saz biter inerdi dere boyuna

Dalar gider gözleri uzaklara
Bir bir selam verir hatıralara

Bir gün sevdiği adamla tanıştı
Birlikte gezerken ona alıştı

Onu pek çok sevdiğini söyledi
Ama sevdiği bundan hoşlanmadı

Genç adam bu aşka kayıtsız kaldı
Bana ne diyerek görmezden geldi

Yıllar önce çok sevmiş evlenmişti
Fakat sevdiğinden terkedilmişti

Uzun zaman üzülmüş, dert çekmişti
Bir daha mı diyerek and içmişti.

Bir gün sevdiği adam köyden gitti
Ondan ayrı kalmak acıya itti

Dağ-taş aşkını ararken saz çalmış
Görelim Sarı Kız neler söylemiş.
         
       *            *            *

Çağıl çağıl akan sular akmasın
Bölük pörçük esen rüzgar esmesin
Gökte kanat çırpan kuşlar uçmasın
Eğer sevdiğime varamaz isem
Onu kollarıma saramaz isem
 
Dur-durak bilmeden Sarı Kız ağlar
Kavuşmak tutkusu kalbini dağlar
Yüceden akar su ovada çağlar
İsterim ben de biraz mutlu olmak
İsterim sevgiden payımı almak

Sarı Kız haykırır sesi duy artık
Al kalemi ele cevap yaz artık
Onun senden gayrı nesi var artık
Yaralı gönlümü al geri verme
Sahip çık gözyaşıma geri verme.

Yazan. Serdar Yıldırım

                       



KİBRİT KUTUSU KADAR EVİMİZ OLACAKTI

Kibrit kutusu kadar evimiz olacaktı
Evin içi on tane çocukla dolacaktı
Kızların adını anne, oğlanların adını baba koyacaktı
Komşular, misafirler çocukların adını karıştıracaktı.

Kibrit kutusu kadar evimiz olacaktı
Gökkuşağı mutluluk olup evimizi saracaktı
Güneş soba olup evimizi ısıtacaktı
Pencereleri açtık mı, rüzgar evimizi süpürecekti.

Hayallerimi sakladığım kibrit kutusu sol göğüs cebimde
Uzun zaman var ki, onu açıp bakmadım
Halımız, koltuğumuz daha yoktu ama evlendikten sonra alacaktık
Ben edi, sen büdü kilim üstünde kıvrılıp yatacaktık.

Kapıda arabam olmayacaktı ama ben de adamdım
Daha iyi bir iş bulur, çalışır, evime bakardım
Serde askerlik vardı ama boş ver aldırma
Sayılı günler çabuk geçermiş, bilmez misin?

Evlenince bakkal, kasap borcu derler, ev kirası
Ev kirası olmayacak, onu düşünme
Bir bakkal borcu ne tutacak ki?
Kasap mı, et yemeyiveririz, olur biter.

Sevdalar saldım yalnızlığıma
Ümitler saldım umuduma
Nikah defteri diye hayal edip
İmzalar attım boş kağıtlara.

Daha nişanlıydık,  ben yalnız kaldım
Sen trafik kazasında ölmesen ben yalnız gezmezdim
Yollarda avare dolaşıp geleceği ezmezdim
Bu şiiri yazdığım kalemi kırmazdım.

Nikâhımız on haziran bilmem kaç yılındaydı
O güne ayarlıydı, zaman saati kuruluydu
Kiraladığımız gelinliğin evin duvarında asılıydı
Pek çok on haziran geldi geçti, sen dönmedin.

Yazan: Serdar Yıldırım






BULURSUN  BELKİ

Yıllansan da geçse yıllar
Kalbini bir umut bağlar
Kaybettiğin güzel ise
Senin için değerliyse
Aramaktan korkma
Bulursun belki.

Bir gün gelse düşen dile
Günden güne çöksen bile
Nefesi kokan sesleri
Duy onları sevgi ile
Aç kulağını dinle,
Duyarsın belki.

Şu toprak evleri
Çiçeksiz bahçeleri
Anasız, babasız geceleri
Sokakta yatan çocukları
Seyret
Görürsün belki.

Geçen ömre yanmaktan
Maziye dönüp bakmaktan
Yorulup ağlamaktan
Kaderle uğraşmaktan bıksan
Bir defa olsun
Gülersin belki.

Yazan: Serdar  Yıldırım 







AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

Göz görse gönül sever aşık olur
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar
Gerçek, hayal birbirine karışır
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır.

Çok güzeller sevmiş, seveni olmaz
Bilir ki, bu derde çare bulunmaz
Seven aşık dert yükünü çeker de
Aşık olup sevilmemek nedendir?

Umutlar, ümitlerle dolu günler
Sevinçler, kederlerle geçti günler
Çok ama pek çok uğraştık
Aşk denen bilmeceyi çözemedik.

Yazan: Serdar Yıldırım






AYRILALI  YILLAR  OLDU

Ayrılalı yıllar oldu, şimdi sen kim bilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için, sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini, dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma, her zaman aklımdasın, unutulmuş değilsin.

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım.

Yazan: Serdar Yıldırım







SEN  YOLUNA  BEN  YOLUMA

Seninle ben,
Ne kadar güzel günler yaşamıştık birlikte
Bilirdik ki bugünlerin yarınları olmayacak
Birkaç haftalık tatilde dostça bir arkadaşlık
Mehtaplı gecelerde, ağaçların altında
Yalnızlığın kollarında sohbet ederdik

Zenginlikten, yoksulluktan, mutluluktan, mutsuzluktan
Servetten, sefaletten uzun uzun konuşmuştuk
Belki de çaresini bulmuştuk
Şimdi burada bizim yollarımız ayrılıyor
Sen yoluna ben yoluma

Aramızda derya, deniz, yüce dağlar olsa ne olur
Unuturum sanma sakın ismin kalbimde yazılı
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım
Belki bir gün bir yerlerde karşılaşırız seninle
Eski günleri anarız gelecekten bahsederiz
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım.


Yazan:  Serdar  Yıldırım







BİR  TEK  SEN  VARSIN
 
Yıldızlar gökyüzünün tavanına asılmış
Ansızın yanıp sönen birer mum ışığı
Ağaçlar toprağın kara bağrından fırlamış
Zamansız rüzgarlarla sallatırlar beşiği

Doyumsuz aşkınla aylar var ki kalbimdesin
Seni ne kadar çok sevdiğimi bilmelisin
Boş sözlere aldırma eller ne derse desin
Seven kalpler yaşatacak aşklarla aşığı

Bir tek sen varsın benim için özlem doluyum
Beklentim son bulsun artık bana gel bebeğim
Öyle büyük olsun ki aşkın hayret edeyim
Aşkın yanında sönük kalsın güneş ışığı. 

Yazan: Serdar Yıldırım





KÜÇÜK ÇOCUK

Gözlerinde inci, yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Belki evin yokmuş senin, anan-baban yokmuş senin
Kimselerin yokmuş senin, belki seni hor görmüşler
Ne olursa olsun, olsun, ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek, günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk.

Gözlerinde inci, yüreğinde sancı
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk
Türlü türlü derdin varmış, dertler seni senden çalmış
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış
Ne olursa olsun, olsun, ne olursa olsun
Zaman akıp gidecek, günler gelip geçecek
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk.

Yazan: Serdar Yıldırım






BİR  SOKAK  ADAMI

Bundan yıllar önce bir akşamüstü
Yorgun, argın eve dönerken
Yanından geçerken gördüm onu
Çekilmiş bir köşeye karanlıklarda
Elinde ekmeği, ekmek yiyordu
Gözyaşlarını ekmeğine katık ederek
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu
Bir fakir gördüm, benden de fakir
Bir yoksul gördüm, benden de yoksul.

İnsanın insanı ezdiği bir dünyada
Yaşamak onun için kolay değildi
Ne evi vardı, ne parası vardı
Ne kasası vardı, ne arabası
Sokaklar onun evi, yalnızlık onun dostu
Yıllar önce terkedilmiş bir sokak çocuğuydu
Yıllar sonra ne değişti bir sokak adamı oldu.

 Yazan: Serdar  Yıldırım






YAŞLI  ADAMIN  GÖZYAŞLARI

Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde
Anlamsız bakışlar vardı gözünde
Yaşı geçmiş, işi bitmiş, terkedilmiş,
Yalnız kalmış, yaşamamış ihtiyarın

Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi
Nefes almak kazancıydı, yaşamak tek amacıydı
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde
Dünyanın en büyük dramını oynadı
Göçtü gitti aramızdan haberin var mı?

Yazan:  Serdar  Yıldırım





BAHÇEDEKİ  KUYU

Bahçedeki kuyudan su çekerim
Kova kova suyu bahçeye dökerim
Domatesler, biberler boy atıverir
Zevkten dört köşe olup bardak bardak su içerim.

Öğle yemeğimi çoklukla tarlada yerim
Sofrada mutlaka bulgur pilavı olsun isterim
Bulgur pilavı yanında hoşaf var ise
Her kaşıkta mutluluklar ülkesine giderim.

Yağmur yağar dağdan toplarız mantar
Benim mavzer her çekişte çift kurşun patlar
Köylü toplanıp sürek avı yapanda
Bol bol kurt ile domuz avlarız.

Harman yerinde döven arabasına bindim mi
Deh deyip koca öküzü yürütürüm
Orada saptan ayrılan başaklar
Değirmende öğütülüp un olur, ekmek olur.

Gün olur efkar basar hüzünlenirim
Beygire bindim mi, dörtnal dağa ulaşırım
Geçerim ağaçlar, çalılar arasından
Böylece sıyrılırım daral köprüsünden.

Yazan: Serdar Yıldırım

TürkDiliveEdebiyatı.Com

Serdar Yıldırım Şiirleri
« : Ekim 02, 2010, 10:47:33 ÖÖ »

Çevrimdışı Serdar26

  • Üye
  • **
  • İleti: 15
  • Karma: 0
Ynt: Serdar Yıldırım Şiirleri
« Yanıtla #1 : Ocak 02, 2011, 12:31:00 ÖS »

KARŞIKİ  DAĞIN  YAMACINDA

Karşıki dağın yamacında
El kadar ufacık tarlada
Bir karasaban, bir çift öküz
Hava sıcak, karnım aç
Bıktım artık demeden
Kök söktürür Ali’ye

Ay amanın yandım aman
Yok mu derde deva olan
Alim çiçektir dağda solan
Bir tarhana, bir kuru soğan
Doğru değil böyle olan

Köyden kente göç edenler
Köylerini unuttular
Köydekiler kent düşlerken
Biber, üzüm kuruttular

Ayağında kara lastik
Komşu köylerle hep küstük
Toprak yolun kenarında
Ahşap evde birer süstük

On bir keçi, yirmi koyun
Olsa keşke bu bir oyun
Feryat eden şu sesimi
Duyun artık, duyun, duyun.

Yazan: Serdar  Yıldırım 

Çevrimdışı Serdar26

  • Üye
  • **
  • İleti: 15
  • Karma: 0
Ynt: Serdar Yıldırım Şiirleri
« Yanıtla #2 : Ağustos 24, 2011, 01:49:27 ÖS »

ŞU TİTREYEN ELLERLE

Gece soğuk ve sessiz
Ben   yalnız ve sensiz   
Çile   çekmekle bitmez
Hayat yaşanmaz oldu

Birlikte olduğumuz o mesut günleri
Şimdi birer birer hatırlıyorum
Gözlerinin rengini, ıslak dudaklarını
Sevgim ile dolup taşan bakışlarını

Tebessüm eksik olmazdı yüzünden
Mutluluk okunurdu gözlerinden
O kadar çok neşeliydin, o kadar çok tatlıydın
Neşeli halin nerede şimdi, sen neredesin?

Hasret kaldım anılara, sevmeye, sevilmeye
Mümkün olsa seninle olsam böyle olmazdım
Acılarla, kederlerle beraber yalnız kalmazdım
Gönül inleyerek perişan olur

Şu titreyen ellerle, yaşlı gözlerle
Geleceksin diye bir gün seni beklerim.

Yazan: Serdar Yıldırım


GoogleTagged - Etiketler

 
Share this topic...
In a forum
(BBCode)
In a site/blog
(HTML)


Öğretmen Forum Öğretmenler Portalı Bilge Öğretmen Dilciler Kitap Yurdum Dinlence Türküseveriz.biz Oyundakal Seyredal Eksiksiz Toner Dolumu

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri