efsunkâr_77
Üye

Karma: 0
Offline
Mesaj Sayısı: 9
|
 |
« : Mart 07, 2008, 07:02:03 ÖS » |
|
BİRAZ DİL BİLİNCİ Attila Şenkon
Colormatic’le yıkadığı için oğlunun tişörtünün sırtındaki MOTHER FUCKER yazısını soldurmayan bir annenin yüzündeki zavallı gülümseyişe.
Sonunda yaz geldi. Oldukça uzun, bıktırıcı, sert bir kış yaşadık bu yıl. Asfalt yerine, fil derisi gibi gri, kaygan, yuvarlak hatlı bir yüzey üzerinde yürüdük aylarca. Bu süre içinde de sürekli uyarıldık. Türkiye Balkanlardan gelen bir soğuk hava kütlesinin etkisi altında kalacaktır aman dikkat. Oysa Türkiye Balkanlardan gelen, üstelik daha soğuk ve tehlikeli başka bir kütlenin altında eziliyordu yıllardır. Göz ardı edilen, ayırdına varılmayan veya varılmak istenmeyen bu tehlike yabancı kökenli sözcüklerdi. Sözcüklerin pasaportu yok elbette. Ülkeler arasında dolaşırken vize alma gibi bir zorunlulukları da... Diledikleri ülkeye, dilediklerince girip çıkabiliyor. Türkiye’de durum biraz farklı. Bizim sınırlarımızdan da giriyor bu sözcükler ama yerleşip çıkmıyorlar bir daha. Konuksever bir ülkeyiz ya ondan olmalı. Tıpkı turistler gibi onları da bağrımıza basıveriyoruz hemen. Bu yüzden bunalınca strese giren, sinirlenince agresifleşen bir toplum oluverdik hızla. Lokantaya gitmek için yer ayırtmıyoruz da rezerv yaptırıyoruz artık. Organize olup koordineli çalışırken sağlığımız bozulursa check up’a giriyoruz. Kapısında cafe ya da patisserie yazan yerlere oturup ne olduğunu anlamadığımız yiyecek, içecek siparişleri veriyor, alışveriş yapmak için shopping center’lara gidiyoruz. Birkaç gün önce, yılların Gima’sının bile modaya uyup Süperstore olduğunu görünce içim sızladı. Süperstore bana süperstar’ı anımsattı birden. Bu sözcüğün dilimizde yaygınlaşmasında büyük katkısı olan Ajda Pekkan şöyle bir açıklama yaptı geçenlerde. Artık arabalara konan benzinin de süperi var. Bu nedenle ben süperstarlığı bırakıyorum. Bundan sonra divayım. Bu açıklamayla yeni bir sözcük kazanmış oldu dilimiz: Diva. Kasetinin adını da Best of Diva koymayı düşünmüş, ne ki plak şirketi, Diva yabancı kökenli bir sözcük, diyerek karşı çıkmış buna. Eee... adamlar haklı Best of gibi Türkçe bir sözdiziminin yanına Diva yakışmıyor gerçekten. Best of kullanımına ne çabuk alıştırıldık değil mi? Butik adını alan giyimevlerinde giysi denerken medium bana olmadı, bunun large’ı yok mu diye soruyor, tezgahtarın large kalmadı, x-large vereyim mi yanıtını hiç garipsemiyoruz. Oysa dükkanın kapısını açıp çıktığımız cadde Newyork’taki 5. Cadde’nin değil, dil için devrim yapmış bir ulu önderin adını taşıyor; Atatürk Bulvarı. Dilin yaygınlaşmasında çok büyük etkisi olan kitle iletişim araçları ne yazık ki kitle iletişimsizlik araçlarına dönüşmüş durumuda. Birbirimizi anlamakta her geçen gün biraz daha zorlanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir Türk işveren, Türkçe yayınlanan bir günlük gazetede şöyle sesleniyor aradığı elemana: Stratejist aranıyor. Vizyon ve misyon üretebilen prezentable adaylar aşağıdaki adrese başvursunlar.
|