|
coritas
Ziyaretçi
|
 |
« : Nisan 02, 2008, 10:59:30 ÖÖ » |
|
Üniversitelerde başörtüsü takılması sorununa uluslar arası alanda bakmak gerekirse, bu konuda en dikkat çekici karar AİHM’ nin Leyla Şahin davasında verdiği karardır. Bu kararda bazı Avrupa devletlerinde başörtüsü takılmasının nasıl karşılandığına, ya da bu yönde düzenlemenin bulunup bulunmadığına değinilmiştir:
*** Almanya, Avusturya, İspanya, Hollanda, İngiltere, İsveç ve İsviçre gibi diğer ülkelerde ise, bazen uzun hukuki tartışmalardan sonra, devlet eğitim kurumları ilke olarak İslami başörtüsü takan Müslüman öğrencileri kabul etmektedir.
*** Öğretmenlerin İslami başörtüsü takması konusunda tartışmanın yoğunlaştığı Almanya’da Anayasa Mahkemesi, 24 Eylül 2003 tarihinde, Baden-Württemberg eyaletini bir öğretmenle karşı karşıya getiren davada, açık bir kanuni yasağın bulunmamasının, öğretmenlerin başörtüsü takabilecekleri anlamına geldiğini belirtmiştir. Böylelikle Anayasa Mahkemesi, devlet okullarında İslami başörtüsünün takılmasını yasaklamak istediklerinde, eyaletlere (Länder), bunu kurala bağlama zorunluluğu getirmiştir.
*** Avusturya’da başörtüsü, türban ve kipa takılmasına ilişkin özel bir mevzuat bulunmamaktadır. Genel olarak başörtüsü takma yasağının öğrencilerin sağlığı veya güvenliği söz konusu olduğunda haklı gösterilebileceği düşünülmektedir.
*** İngiltere’de, öğrenciler tarafından dini işaretlerin takılmasına hoşgörülü bir yaklaşım gösterilmektedir. İslami başörtüsü takılmasına ilişkin zorluklar nadiren meydana gelmektedir. Konu, eğitim kurumlarında çok kültürlülüğü korumak amacıyla, okullardaki ırkçı ayrımcılığı ortadan kaldırma ilkesi çerçevesinde de tartışılmıştır (bk. özellikle Mandla - Dowell “The Law Reports” 1983, 548-570). Görüşleri yalnızca tavsiye niteliğinde olan Irk Eşitliği Komisyonu 1988 yılında, özel bir okulda başörtüsü takmak isteyen iki kız kardeşin ailesi ve okul arasında anlaşma sağlanarak sonuçlanan Grammar School of Altrincham davası vesilesiyle, İslami başörtüsü sorununu ele almıştır. Okul, başörtüsünün takılmasını sade ve lacivert olması (okul üniformasının rengi) ve boyun hizasında bağlanması koşuluyla kabul etmiştir.
R. (On the application of Begum) v. Headteacher and Governors of Denbigh High School davasında [2004] Yüksek Mahkeme, okulda jilbab (bütün vücudu örten ve topuklara uzanan giysi) giymek isteyen Müslüman bir öğrenci ile okul arasındaki anlaşmazlıkta karar vermek zorunda kalmıştır. Okul, öğrencilerin bir üniforma giymelerini istemektedir. Bunun bir alternatifi, başörtüsü ve Hindistan bölgesinin geleneksel uzun kıyafetidir (shalwar kameeze). Mahkeme Haziran 2004’de öğrencinin başvurusunu reddetmiş ve din özgürlüğünün ihlal edilmediğini belirtmiştir. Ancak Üst Mahkeme Mart 2005’te, İngiltere’deki bir grup Müslüman azınlık kızın ergenlik yaşlarından itibaren jilbab giymeyi dini bir ödev olarak gördüklerini ve öğrencilerin de içtenlikle bu görüş olduklarını belirterek, öğrencinin din özgürlüğüne bir müdahale bulunduğunu kabul ederek bu kararı bozulmuştur. Bu mahkemeye göre karar verme süreci din özgürlüğüyle bağdaşmadığından, okul yetkilileri tarafından müdahalenin haklı olduğu kanıtlanamamıştır.
*** İspanya’ da devlet okullarında öğrencilerin dini başlık giymelerini açıkça yasaklayan bir mevzuat yoktur. Konu hakkında yetkili makam -özerk topluluk- tarafından özel tedbir alınmadığı sürece, ilk ve orta dereceli okullarda uygulanan 26 Ocak 1996 tarihli iki kraliyet kararnamesi, okul yöneticilerine kıyafete ilişkin hükümleri içeren bir düzenleme yapma yetkisi vermektedir. Genel olarak devlet okulları başörtüsü kullanılmasına izin vermektedir.
*** Finlandiya ve İsveç’te, okulda başörtüsü takılabilmektedir. Ancak burka (vücudun ve yüzün tamamını kapatan örtü) ve niqab ( gözler dışında vücudun üst kısmını örten örtü) arasında ayrım yapılmaktadır. Özellikle İsveç’te, Milli Eğitim Ajansı tarafından 2003 yılında, yaptırımı olan yönergeler kabul edilmiştir. Bu yönergeler, kadın erkek eşitliği gibi ortak değerler konusunda diyalog kurma anlayışı içinde ve eğitim sisteminin dayandığı demokratik ilkelere riayet etme koşuluyla, okullara burka ve niqab’ı yasaklama yetkisi vermektedir.
*** Diğer birçok ülkede, (Romanya, Macaristan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya) başörtüsü konusunun henüz ayrıntılı bir hukuki tartışma konusu olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Görüldüğü gibi uluslar arası platformda birçok ülkede başörtüsü artık tartışılmamaktadır. Bunun yanı sıra, Leyla ŞAHİN Kararı’ ında her ne kadar AİHS’ nin 9’ uncu maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varılmış olsa da, başörtüsünün yasak olması gerektiği ya da laiklik ilkesini zedelediği yönünde bir ibareye yer verilmemiştir. Aksine ülkenin bu konuda istediği gibi düzenleme yapabileceği, düzenleme her ne şekilde olursa olsun AİHS’ nin 9’ uncu maddesini ihlal etmeyeceği sonucuna varılmıştır.
AİHM´ nin Türk yargıcı Rıza Türmen, "AİHM´nin karara bağladığı bir başvuruda ´üniversitenin yasağı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi´ne aykırı değil´ dendi. Bu, yasak kaldırılamaz demek değil " diyerek, kararın başörtüsü yasağının kaldırılmasını engellemeyeceğini, başörtüsü yasağının kaldırılması kararının da AİHS’ ne ve AİHM kararına aykırı olmayacağını ifade etmiştir.
Saygılarımla...
|